Aynı fıkrada yer alan diğer kavramları ele alacak olursak; ürünleri ülkeye sokma eylemi müstehcen kabul edilen ürünü internet ve benzer yolların kullanılması suretiyle ulusal sınırlar içine dahil edilmesi; çoğaltmak ürünün kişisel kullanım kabul edilebilecek miktardan fazla sayıda artırma eylemi; satışa arz ürünün ticari amaçla satışı; bulundurma müstehcen içerikli ürünü mahiyetinde tutma; başkalarının kullanımına sunma suçun konusu müstehcen ürünü bir kimseye kullanımı amacıyla verme-dağıtma eylemleri anlaşılmakta olup, kiralama ve ödünç verme durumunda da başkalarının kullanımına sunma suçunun oluştuğu kabul edilmektedir.
Beşinci fıkrada “basın ve yayın yolu” şeklinde ifade edilen paylaşım araçlarının bugün koşullarında internet ortamını da kapsayacak boyutta genişlediği gerçeğini tekrar etmek önemli olacaktır. Bu anlamda çocuk istismarının online ortamda işlendiği vakaların internetin kullanım alanındaki yaygınlık kapsamında çok daha fazla görülen bir suç tipine dönüştüğü gözlenmektedir. Bu anlamda internet suçun uluslararası boyutta işlenebilirliğini de mümkün kılmaktadır.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenemesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8. Maddesinin 2. Ve 5. Fıkralarında çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarına atıf yapılmak suretiyle; erişimin engellenmesi kararı verilebileceği hükmü düzenlenmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin 34. Maddesinde “Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler. Bu amaçla Taraf Devletler özellikle: 1- Çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını;2- Çocukların, fuhuş, ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini;3- Çocukların pornografik nitelikli gösterilerde ve malzemede kullanılarak sömürülmesini, önlemek amacıyla ulusal düzeyde ve ikili ile çok taraflı ilişkilerde gerekli her türlü önlemi alırlar.” hükmü düzenlenmiştir. Taraf devlet sıfatıyla hukuk sistemimiz çocuğun korunması amacıyla suçla mücadele kapsamında bu hükmü de iç hukuk kaynaklarıyla birlikte dikkate almaktadır.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi ile İlgili İhtiyari Protokol, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 25 Mayıs 2000 tarih ve A/RES/54/263 sayılı kararıyla kabul edilmiş ve imzaya açılmıştır. Protokol, Türkiye bakımından 19 Eylül 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Protokolün ilgili maddelerinde çocuk pornografisi ve cinsel istismar kavramları üzerinde durularak taraf devletler arasında çocuğa karşı işlenen suçlar kapsamındaki konuların ortak saikle sonlandırılması amaçlanmıştır. Protokolün 1. Maddesinde "Taraf Devletler çocuk satışını, çocuk fahişeliğini ve çocuk pornografisini bu Protokol uyarınca yasaklayacaklardır.", 2. maddesinde çocuk pornografisininin tanımına yer vermek suretiyle "Çocuk pornografisi, çocuğun gerçekte veya taklit suretiyle bariz cinsel faaliyetlerde bulunur şekilde herhangi bir yolla teşhir edilmesi veya çocuğun cinsel uzuvlarının, ağırlıklı olarak cinsel amaç güden bir şekilde gösterilmesi anlamına gelir.", 3. Maddede ise 2.maddede tanımlanan çocuk pornografisinin, yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda üretimi, dağıtımı, yayılması, ithali, ihracı, sunumu, satışı veya zilyetliği fiillerinin cezalandırılabilirliği kabul edilmektedir.