Ordu Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Ömer Faruk Barçak, sağlık alanında dijital şikâyet platformlarının kullanımına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sağlık hizmetlerinin diğer ticari hizmetlerden farklı bir yapıya sahip olduğunu belirten Barçak, hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının standart bir ürün ya da hizmet sunuyormuş gibi değerlendirilmesinin etik ve tıbbi açıdan yanlış sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Barçak, "Herhangi bir fabrikada üretilen bir telefon, bir otomobil veya bir restoranda yenen yemek standarttır; kalitesi ölçülebilir ve beklentiyi birebir karşılaması beklenir. Ancak insan biyolojisi standart değildir. Her insanın genetik yapısı, bağışıklık sistemi, kronik rahatsızlıkları ve iyileşme süreçleri parmak izi gibi tektir. Tıpta iki artı iki her zaman dört etmez. Aynı ameliyatı geçiren iki farklı hastanın iyileşme süreci, komplikasyon riskleri ve vücudunun verdiği tepkiler tamamen farklı olabilir. Bu nedenle, sağlık hizmetlerinde "garanti" veya "kesin sonuç" vadetmek bilimsel olarak imkansızdır."

Barçak, "Hastalar, tıbbi müdahalelerin doğasındaki riskleri her zaman baştan tam olarak kavrayamayabilir. İstenen estetik sonuca tam olarak ulaşılamaması veya beklenenden biraz daha uzun süren bir iyileşme süreci, hemen "hatalı tedavi" veya "ilgisizlik" olarak etiketlenebilmektedir. Tıbbın literatüründe "komplikasyon" (öngörülebilen ama her zaman önlenemeyen riskler) ile "malpraktis" (tıbbi hata) birbirine çok karıştırılır. Hastalar, vücutlarının gösterdiği doğal olumsuz reaksiyonları doğrudan hekimin kusuru olarak algılayıp şikayet edebilmektedir." dedi.

Barçak, "Bir hekimin yıllar süren tıp eğitimi, gece gündüz demeden yaptığı nöbetler, binlerce saatlik ameliyat tecrübesi internetteki tek bir taraflı şikayetle zedelenmemelidir. Hekimler, mesleklerini icra ederken sürekli bir yargılanma korkusuyla (defansif tıp) hareket etmek zorunda kalır. çık platformlarda kolayca hedef gösterilen hekimler, riskli ve hayat kurtarıcı operasyonlardan kaçınma eğilimi gösterebilir. Çünkü kimse, linç kültürüyle beslenen platformlarda adının lekelenmesini istemez. Bu durum, nihayetinde yine hastaların nitelikli sağlık hizmetine ulaşmasını engeller." ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda sağlık hizmetlerinin ticari faaliyetlerle aynı çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Barçak, "Sağlık, ticaret değildir; hekimler tüccar, hastalar ise sıradan birer müşteri değildir. Sağlık hizmetlerinde yaşanan her olumsuzluk bir "kötü niyet" veya "ihmal" olarak yaftalanamaz. Sağlık gibi hayati ve hassas bir alanın, standart tüketici şikayeti platformlarının mekanizmalarına kurban edilmesi, en başta toplumsal sağlığa ve insana zarar verir. Bu yüzden, sağlığı tüketici mallarıyla aynı kefeye koymamak ve bilim insanlarının emeğine saygı duymak toplumsal bir sorumluluktur." ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Haber merkezi