Başkan seçilmeden önce D. Trump "Müslümanları aşağılayıcı" sözler söylemekten çekinmiyordu. İktidara geldiği günün haftasında, 7 İslam ülkesi vatandaşlarına ülkeye giriş yasağı koydu. Bunların başında Suudi Arabistan vardı.
Şimdi Suudi Arabistan'ı ziyaret ediyor. Suudi Kralın önünde eğiliyor. Altın madalyasını Kralın elinden alıyor. Suudi kılıcı kuşanıp "klasik Suud seromonisine" fiilen katılıyor.
Aslında Başkan Trump Amerika'nın klasik siyasetini uyguluyor. Para karşısında eğilmenin "Amerika için onur" olduğunu gösteriyor. Lafta terörizm olsa bile, asıl amacın "silah satıp para kazanmak" olduğu anlaşılıyor.
Dokuz günlük seyahatin ikinci aşamasında İsrail var. İsrail küçük bir ülke. Ancak, İsrail'i "doları basan" Yahudi bankerler destekliyor. Dolar İmparatorlarına karşı gelmek kimin haddine. Onları da memnun etmek gerekiyor. İsrail'e gidiyor.
Ziyaret edilecek üçüncü ülke Vatikan olacak. Vatikan dünyanın en zengin kurumu. Halen din satarak para kazanmaya devam ediyor. Böyle zengin bir kurumu ziyaret etmemek olmaz. Papa'nın da desteğini kazanmak lazım.
Görünürde üç dinin temsilcilerini ziyaret ettiğine yönelik anlam kazandırma girişimleri var. Suudi Arabistan'daki söyleminde "kutsal topraklar" ifadesini kullanıyor.
Amerikan toplumu içerisinde her üç dine mensup milyonlarca insan yaşıyor. Trump, Kendi ülkesinde yaşayan insanlara, sulh içerisinde bir arada yaşama mesajı veriyor.
Başkan Trump; Amerikan silah sanayicilerine, dolar basan bankerlere ve semavi din mensuplarına pozitif mesaj veriyor.
Amerikalı uzmanlar siyaseti gerçekten iyi biliyor.