Suriye olayı tüm gerçekleri ortaya çıkardı. Yeni dengeler oluşuyor.
Stalin'in anlamsız tehditleri, Türkiye'yi ezeli düşmanı Batı'ya yaklaştırmıştı. Batı bu fırsatı çok iyi değerlendirdi. Türkiye'nin Ekonomik ve sosyal dokusunu tahrip etti.
1950 lerde Türkiye askeri uçak üretiyordu. Batı izin vermedi. Üretilen uçaklar toprağa gömüldü. Fabrikalar kapatıldı.
Türkiye 1960 larda otomobil üretti. Gösteri sırasında işbirlikçiler arabanın benzinini boşalttılar. Araba çalışmadı. Gösteri yapamadı. Halka beceremiyoruz mesajı verdiler. Aslında, araba çalışıyor ve seri üretim hazır idi. Fakat dönemin işbirlikçi yöneticileri halkı ikna etmek amacıyla devrim adlı otomobili bilinçli sabote ettiler.
1950 den itibaren, her türlü sanayi ürününü ucuz fiyata Türkiye'ye sattılar. Türk sanayi perişan oldu. Sanayileşme girişimleri akamete uğratıldı.
Rahmetli Menderes 10 adet fabrika yapımı için Rusya ile anlaşmıştı. 30 Mayıs'da Rusya'ya gidecek ve anlaşmayı imzalayacaktı. 27 Mayıs'da darbe yaptılar. Menderes'i astırdılar.
1970 yılına kadar Merkez Bankasın'da devlet hissesi yüzde 15 idi. Yabancı bankerlerin sahip olduğu banka, Türk Parasını basıyor ve Devlete borç veriyordu. Rahmetli Demirel, Merkez Bankasındaki Hazine hissesini yüzde 51 lere çıkarınca, Batılı Bankerler ayağa kalktı. Rahmetli Demirel şapkasını bir kaç kere aldı- gitti - geldi.
Rahmetli Demirel için Büyük Türkiye "sanayileşmiş Türkiye" anlamına geliyordu. Türkiye'nin sanayileşmesi için çok gayret sarf etmiştir. Rahmetli Erbakan da sanayileşme için büyük gayret sarfetmiştir. Her iki rahmetlinin sanayileşme hamleleri engellendi. İşbirlikçi basın en çok Rahmetli Erbakan hakkında "alyacı" yayın yapıyordu.
Tüm engellere rağmen Türkiye sanayileşti. Bu gün sanayi toplumu olmanın sorunlarını yaşıyoruz. Batı ile aramızdaki fark aleyhimize devam ediyor olsa dahi, kritik nokta aşılmıştır. Farkın azaldığını gören Batı telaş içerisinde. Türkiye üzerindeki ezeli düşmanlıktan gelen klasik oyunlarını yoğunlaştırıyor.
Türkiye'deki, ekonomik krizlerin, anarşinin ve tüm darbelerin gerisinde Batı yatıyor. Nato'da müttefik olduğumuz halde Batı, "haçlı zihniyetinden" kendini kurtaramıyor.
Suriye meselesinde Batı'nın geçek yüzü ortaya çıktı.Batı Türkiye aleyhine terörist faaliyetlerde bulunan PYD ve PKK'ya silah veriyor. Türkiye "Batı ile olan askeri ittifakını" sorguluyor.
Suriye'deki Afrin bölgesinde PYD hakimiyeti var. Burada Suriye Kürtleri yaşıyor. Hava sahası ise Rusların denetiminde.
Türkiye Afrin'de PYD istemiyor. Rusya Afrin hava sahasını Türkiye'ye açıyor. Başta Amerika olmak üzere Batı şaşkın. Zira Batı Fırat'ın Doğusunda PYD'yi havadan ve karadan Türkiye'ye karşı koruyor.
Batı'nın iki yüzlü siyaseti sonuç veriyor. İttifaklar bozuluyor. Türkiye Batı'dan uzaklaşıyor