Uluslar arası hukuka göre "1972 yılında belirlenmiş hudutlar" değiştirilemiyor.
Kuzey Irak'daki Kürt Özerk Bölgesi istisna olabilir mi?
Uluslar arası hukuk, Kuzey Irak'ın Türkiye'ye siyasal olarak katılmasına engel olabilir. Siyasal engelin, ekonomik entegrasyon açısından önemi yoktur.
Ekonomik entegrasyon yöntemi ile ulusların, milli egemenlikten taviz verdikleri bir çağda yaşıyoruz. En bariz misali Avrupa Birliğidir. Ülkeler ekonomik egemenliklerinden kısmen taviz verebilir. Bu taviz, siyasal egemenliğin kaybedildiği anlamına gelmez.
Kuzey Irak ekonomisi "mutlak küçüklüğün" sorunlarını yaşıyor. Tek başına gelişemez. Gelişemiyor. Toplam talebin ticaret ve sanayide yarattığı dar boğazı aşabilmesi için, Kürt Özerk Bölgesi'nin Türkiye ile ekonomik entegrasyona girmesi gerekiyor.
Son 10 yıl içerisinde "ticaret entegrasyonu" fiilen gerçekleşti. Kuzey Irak'daki inşaat sektöründe, Türkiye'den ithal edilen malzemeler kullanılıyor. İthal edilen tüketim mallarının oranı ise yüzde doksanları bulmuş durumda.
Sermayenin uluslar arası akım kanunu önlenemez. Kuzey Irak'da oluşan finans kapitalin akım yönü Türkiye dir. Geriye mal ve emek piyasası kalıyor. Karşılıklı yapılacak teatiler ve kapalı anlaşmalar ile bu sorun çözüldüğü zaman "ekonomik entegrasyon" tamamlanmış olacaktır.
Esasen sorun PKK'dan kaynaklanıyor. PKK olmasaydı, Kürtlerin Türkiye ile entegrasyonuna hiç kimse karşı çıkamazdı. PKK kürtlerin ekonomik gelişmesinin ve refahının önünde engel olmaya devam ediyor.