Toplumun sosyo-ekonomik gelişmesi Tarım, Sanayi ve Bilgi aşamalarına göre evrimleşiyor. Her aşamanın kendine uygun üretim-tüketim ve sosyal değerleri kendiliğinden oluşuyor.
Tükiye sanayi toplumuna yeni dönüştü. Bu sonucu rakamlardan görüyoruz. Geçen yıl ihracat rakamlarına bakıldığı zaman, yurt dışına satılan ürünlerin yüzde 93'ünün sanayi mallarından oluştuğu görülüyor. Tarımsal ürün ihracatı ise yüzde 4 ler civarında seyrediyor.
DIş ticaretin toplam hacmi, ulusal gelirin yüzde 44 seviyesine ulaştı. Türk ekonomisi uluslar arası piyasaya açık bir ekonomiye dönüştü. Ekonomik yapının, dış ticaret yapmadan yaşaması ve gelişmesi mümkün görülmüyor. İhracattaki küçük bir düşme, Türk ekonomisini durgunluğa itmeye yeterli geliyor.
Hassas bir denge üzerinde yürüyen Türk insanı ekonomik huzursuzluk içerisinde. İş sahibi işinin bozulmasından korkuyor. Çalışan işsiz kalmaktan korkuyor. Ekonomik düzen bozulduğu zaman, sosyal güvenlik primleri toplanamıyor, emekli yeterli emekli maaşı alamıyor.
Ekonomik tabanlı korkular sisteme hakim olunca, toplumsal huzursuzluk zirve yapıyor. Halbuki tarım toplumunda insanlar huzurluydu. Tarlada üretimi yap, dini vecibeleri yerine getir, manevi hazzı tat ve huzurlu şekilde öl. Türkiye için bu dönem kapandı. Şimdi, toplum geneli ekonomik huzursuzluk içerisinde yaşıyor.
Ekonomik huzur arayışı parayı öne geçiriyor. Bu gün Türkiye'de herkes para peşinde. Toplumsal değerleri maddi dünya belirlemeye başladı.
Önce, köyler boşaldı, şehir nüfusu arttı. Evler küçüldü. Ünite aile ortaya çıktı. Kalabalık aileler yok oldu. Komşuluk giderek tükeniyor.Yardımlaşma kayboldu. Ailede karı ve kocanın birlikte çalışması ve para kazanması gerekiyor. Değişen tüketim kalıplarına başka türlü ulaşmak mümkün olamıyor. Tarım toplumundan gelen tüm sosyolojik değerler bozuluyor.
Tarım toplumunun bir lokma, bir hırka dönemi sonlandı. Mutluluğun kaynağı tüketime dönüştü. İnsanlar dini bayramları dahi tatil fırsatı olarak değerlendiriyor. Tatil yörelerine koşuyor. Aile ziyaretleri yok oldu.
Türkiye, sanayi toplumu olmanın sosyo-ekonomik dönüşümünü yaşıyor. Dönüşüm aşamasında, tarım toplumundan gelen sosyolojik değerler kırılıyor. Yerine sanayi toplumunun getirdiği yeni sosyal değerler ikame ediliyor. Yeni oluşumun temelini para tayin ediyor.