Semavi dinler, Yahudilik, Hrıstiyanlık ve Müslümanlık aşamalarından geçerek bu güne ulaştı. Temel felsefe aynıdır. Fark gelişme sürecinden kaynaklanıyor.
Her üçü de tek ve yüce bir tanrının varlığına inanıyor. İnsanı Tanrı'nın yarattığını kabul ediyor. İyilerin mükafaat, kötülerin ceza göreceğini söylüyor. Şeriat hükümlerinin uygulanmasını öngörüyor.
İlk önce Yahudilik geliyor:
Yahudiliğin "yaratılış, Adem-Havva, Habil-Gabil ve Nuh Tufanı" ile ilgili hikayelerinin, daha önceden Sümer tabletlerinde yazılı olduğu keşfedildi. Yahudilerin, Sümer Medeniyetinin yok olmasından 650 yıl sonra, Sümer yazıtlarını intihal ettiği anlaşılıyor.
Milattan önce 1350 den beri yazılmış çok sayıda İsrailiyat var. Tevrat'ı okuduğunuz zaman, onun Israil Oğullarının nasıl savaşacağını söyleyen ve İsrail Krallarının hayat hikayesini anlatan bir kitap olduğunu görürsünüz.
İsrailiyata göre, Yahudiler kendilerini Tanrı'nın seçilmiş milleti sayıyor. İnançlarının temeli bu dünya ile ilgili. Yahudiler, Tanrı ile anlaşma yapmışlar. Onlar, Tanrının Musa ile gönderdiği 10 emre uyacaklar, Tanrı da onlara "içinde bal ve süt akan bir memleket" verecek.
Musa tarafından getirilen 10 emir, Milattan önce 1300 lerde Tevrat'a ekleniyor. Tevrat ile getirilen Musa şeriatı, ondan sonra gelen İncil ve Kuran'da aynen tekrarlanıyor.
Musa'nın on emrinden üçü ilahi niteliktedir. Bunlar Tanrı tektir, Musa onun elçisidir, Tanrı'nın adını gereksiz yere anmayacaksın şeklinde özetlenebilir.
On emrin altısı, Musa'dan bin yıl önceden beri Antik Mısır'da uygulanıyordu. Bunlar; "çalmayacaksın, katletmeyeceksin, zina yapmayacaksın, yalan yere şahadet etmeyeceksin, başkasının malına tamah etmeyeceksin, anana-babana iyi davranacaksın" şeklinde özetlenebilir.
Musa'nın on emir ile getirdiği tek yenilik "6 gün çalışacak bir gün dinleneceksin" kuralıdır.
Aradan 900 yıl geçiyor. Milattan Önce 4. yüzyılda, Eski Yunan'da Platon adında bir düşünür geliyor. Platon ölümsüzlüğü arıyor. Ruh ile ölümsüzlüğe ulaşılacağını iddia ediyor. Bu dünyanın geçici olduğunu, geçek dünyanın başka bir alemde (ahirette) bulunduğunu söylüyor. İnsandaki ruhun, gerçek aleme gitmesi için çaba içerisinde bulunduğunu iddia ediyor.
Yahudi tarikatlarında, Platon'un görüşü 400 yıl tartışılıyor. Sonunda Hz. İsa ile bu görüş Inanç Sistemine dahil ediliyor. Hrıstiyanlık doğuyor.
Hz. İsa kendini Peygamber ilan etmemiştir. İncil diye bir kitap da yazmamıştır. İncil Havarilerin mektubundan oluşuyor. Bu mektupların ortak tarafı, Hz İsa'nın hayat hikayesi ve ona mal edilen söylemlerden ibarettir.
Hrıstiyanalar Tevrat'ı kabul ediyor. İlave olarak "Tek Tanrılı Dini" Yahudilerin tekelinden çıkarıyor ve tüm insanlığa mal ediyor. Ahiret ve ruh inancını, cennet-cehennem kavramını, Mehdi anlayışını dine dahil ediyor.
Aradan 600 yıl geçiyor. İslamiyet geliyor.