Viyana’dan Ordu’ya Bir Özgürlük Köprüsü

Bu hafta köşemizde biraz hüzün, bolca onur ve Avrupa’nın kalbinden soframıza uzanan bir hikâye var. J. Mario Simmel’i sadece bir macera yazarı olarak görenler yanılırlar. O, 7 Nisan 1924’te Viyana’da doğduğunda dünya fırtınalı bir döneme gebeydi. Ailesinin büyük kısmını Nazi kamplarında yitiren bir yazarın, "özgürlük" kelimesine yüklediği anlam bizimkine benzemez.

Biliyorsunuz, Simmel 12 Eylül 1980 sonrası Türkiye’de düşünce özgürlüğüne vurulan prangalara sessiz kalmadı. "Benim kitaplarımın basılmasına izin vermiyorum" dedi. Ta ki 2008 yılına kadar... Bu onurlu duruş, aslında "Papaz her zaman pilav yemez" sözünün arkasındaki o eğilmeyen omurgadır. Bazen susmak, en gürültülü çığlıktan daha etkili olabilir.

Ordu’nun o meşhur rüzgarı bazen sert eser, ağaçları eğer ama kırmaz. Simmel de edebiyatıyla ruhumuzu eğmedi, aksine dik tuttu. Bugün özgürce yazabiliyor, okuyabiliyor ve en önemlisi "düşünebiliyorsak", bu bedel ödeyen yazarlar sayesindedir.

Haftanın "Satır Arası" Tarifi: Viyana Usulü Şinitzel (Ordu Dokunuşuyla)

Simmel’in memleketi Viyana’nın en meşhur lezzetini, bizim buraların sarı altınıyla, yani fındıkla harmanlayalım.

Malzemeler:

• 4 adet dana veya tavuk kontrfile (İyice dövülmüş, incecik)

• 1 su bardağı un

• 2 adet yumurta (Çırpılmış)

• 1 su bardağı galeta unu

• Yarım su bardağı ince çekilmiş Ordu fındığı (İşte bizim imzamız!)

• Kızartmak için tereyağı ve sıvı yağ karışımı

Yapılışı:

Etlerinizi önce una, sonra yumurtaya, en son ise galeta unu ve fındık karışımına bulayın. Tavada yağı kızdırın ve etleri altın sarısı olana kadar her iki yüzünü de pişirin. Yanına bir dilim limon ve bolca yeşil salata ekleyin. Fındığın o kıtırtısı, Viyana’nın klasik tarifine Karadeniz’in neşesini katacak.

Bir Avuç Şiir

Özgürlük denince akla gelen en naif şairlerimizden Melih Cevdet Anday’ın şu dizeleri, Simmel’in mücadelesine ne güzel eşlik eder:

"Hürriyete inanmışsan bir kere,

Güneşin doğuşu da başka olur,

Yürüyüşün de başka...

Ekmek de tatlı gelir insana,

Su da tatlı..."

Gerçekten de öyle; özgürlüğün olmadığı yerde ne ekmeğin tadı kalır ne de suyun serinliği. Bu hafta sofranızda sadece lezzet değil, hürriyetin o tatlı huzuru da olsun.