Şehirlerin bir ruhu vardır ve bu ruhu besleyen en kıymetli damar sanattır. Ordu, bugünlerde sadece Karadeniz’in mavisi ve yeşiliyle değil, sahnelerden yükselen alkış sesleriyle de yankılanıyor. 3. Ordu Şehir Tiyatroları Festivali kapsamında izlediğimiz Gaziantep Büyükşehir Belediye Şehir Tiyatrosu’nun "Totem Felsefesi" adlı oyunu, bu ruhun ne kadar canlı olduğunun en taze kanıtıydı. Fotoğraflardan da görüldüğü üzere, sahnenin o büyülü atmosferi ve seyircinin heyecanı, Ordu’nun sanata olan susuzluğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

"Ordu bir festivaller şehri olacak" dedik ve bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz. Takvime baktığımızda şehrin dört bir yanının sanatla kuşatıldığını görmek büyük bir gurur:

. Edebiyat ve Kitap Festivali: onlarca yazar binlerce kitabın okuyucularla buluşması.

* Tiyatro Festivali: Şehrin dört bir yanında perdeler açılmaya devam ediyor.

* Caz Festivali: Bu hafta şehrin ritmi caz melodileriyle değişecek.

* Gastronomi Festivali: Toprağımızın ve denizimizin bereketi sanatsal bir sunumla sofralara taşınacak.

* Kültür Yolu Festivali: Tarihimiz ve modern sanatımızı şehrin sokaklarına yayılacak.

Ve elbette, tüm bu heyecanın içinde bizleri en çok heyecanlandıran duraklardan biri de 10. Güzel Ordu Uluslararası Kısa Film Festivali olacak. On yıldır emekle, tutkuyla ve sivil toplumun gücüyle büyüttüğümüz bu gelenek, Ordu'nun dünya sinema haritasındaki yerini her yıl biraz daha sağlamlaştırıyor.

On yıl önce kurduğumuz Güzel Ordu Kültür Sanat Vakfı ile çıktığımız bu yolculukta, bayrağı yeni dostlara devrederken Ordu'nun bir "Bienal kenti" olma hayaline her geçen gün daha da yaklaştığını görüyorum. Bienalden kısa filme, tiyatrodan caza uzanan bu çok sesli koro, Ordu’nun en büyük zenginliğidir.

Perdenin hiç kapanmadığı, alkışın hiç dinmediği bir Ordu için çalışmaya, yazmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki sanatın iyileştirici gücü, bir şehri sadece güzelleştirmekle kalmaz; onu dönüştürür.

Tevfik Serdar Köksal

Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu

CHP Ordu İl Başkan Yardımcısı

Tevfik Serdar Köksal Yazısı