Gün içinde onlarca insanla konuşuyoruz. Mesajlaşıyoruz, tartışıyoruz, fikir alışverişi yapıyoruz… Ama çoğu zaman en önemli konuşmayı ihmal ediyoruz: Kendimizle olanı.
İnsan, dışarıdaki seslere o kadar alışıyor ki, içindeki sesi duyamaz hale geliyor. Oysa en doğru cevaplar çoğu zaman içeride saklıdır.
Kendinle konuşmak, zayıflık değil; farkındalıktır. Ne hissettiğini anlamak, ne istediğini sorgulamak, neyin seni yorduğunu kabul etmek… Bunlar insanı güçlü yapan şeylerdir.
Hayata bakış açısı da bu iç diyalogla şekillenir. Kendini tanımayan biri, hayatın içinde savrulur. Ama kendini anlayan biri, nereye gittiğini bilir.
Belki de biraz durmak gerekir. Gürültüyü susturup kendine dönmek…
Çünkü bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey,
kendinden kaçmak değil; kendine yaklaşmaktır.