Ölüm var. Acaba bizden başka hangi canlı türü öleceğini bile bile yaşıyor çok merak ediyorum. Zaten bizim de bunu fazla düşündüğümüz yok. Olsaydı eğer bir hayvan sever, bir ağaç diker, bir çocuk sevindirirdik. Yapabilen kişilere asla bir lafım yok. Sözlerim sanki ölüm yokmuşcasına kalp kırmaktan çekinmeyen, yerlere çöp atan, çiçekleri ezip geçenlere...

Sürekli kırılan kalplerden bahsediyorum değil mi? Zamanında çok kırılmışlıklarım var demek ki! Geçmiyor, kimse zannetmesin ki kırılan birisi zamanla unutacak yahut kırıldığı şey geçecek. Sanmıyorum çünkü ben hiçbirini unutmadım. Unutmaya da niyetim yok. Fırsatım oldukça da sürekli hatırlatacağım. Neden ben kimsenin umurunda olmamışım gibi kırılmaya gerek görülmüşüm? Neden ben kimseye değer vermemişim gibi kırmayı kendilerinde hak görmüşler?

Zamanla geçen tek şey kırgınlığın şiddetinin azalmasıdır. Azalıyor eskisi kadar umursamıyorsun, sürekli aklında olmuyor. Hayat meşguliyeti ile uğraşıyorsun ve bu hayat meşguliyetinin içerisinde kırıldığını unutmuş gibi yapıyorsun. Mış gibi yaşıyoruz muş gibi yapıyoruz ve hayatımıza devam ediyoruz.

Çünkü hayat bizi sürekli bir koşturmaca içine almış.  Bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz, bir yerlere gitmeye çalışıyoruz, çalışmaya çalışıyoruz. Bir şeyleri elde etmeye çalışıyoruz ve en önemlisi de ölmemek için yaşamaya çalışıyoruz. Bize biçilen ömrün ne kadar olduğunu bilmeden, yarın sabah uyanacağımıza o kadar emin bir şekilde başımızı yastığa koyuyoruz. Nereden biliyoruz ki sabah uyanabileceğimizi? Belki gözlerimiz bir daha açılmayacak. Yaptığımız onca kötülükle onca iyilikle gideceğiz bu dünyadan. Arkamızdan çok kötü biri ya da çok iyi birisiydi diyecekler ama bizim hiçbirinden haberimiz olmayacak.

Bugün yaşamak için koşturduğun, faturalarını ödemek için yahut mutfak masraflarını karşılamak için çalıştığın ve karşılığında cüzi bir miktar para kazandığın, saatlerini harcadığın zamanını arkanda bırakıp gözlerini kapatacaksın ve cebinde hiç bir şey götüremeyeceksin. Daha komiği de var biliyor musun? Bir cebin bile olmayacak.

Ve artık bana çiçekseniz çiçeğim taşsanız taşım. Ne eksik ne fazla! Şimdiye kadar fazlasını verdiğimi düşünüyorum. Herkes kendi hakkında zaten böyle düşünmez mi? Herkes çok iyidir, herkes mükemmeldir. Kusurlu taraf hep karşısındadır.  Oysa kusur arayanındır. Kusur görenindir. Ölümü düşünerek yaşamak gerekiyor ya eğer inanan biriyseniz! Diğer tarafta hesapların görüleceği, alacak verecek kalmayacağı bir düzen kurulacak ya! Bundan sebep ben tüm hesabımı mahşere bırakıyorum. Sorun bendeyse de razıyım haktan gelene. Ama sorun sizdeyim ben razı değilim sizden gelene...