Bende yoruluyorum.
Her insan gibi…
Sosyal medyanın insanları yorgunluk nedir bilmeyen, her anını dolu dolu yaşayan, her yere yetişen bireyler olarak gösterdiği bir durum var. Lakin biz görmek istediklerimizi görür, inanmak istediklerimize inanıyoruz.
Aslında iş öyle değil.
İşletme hesabı olarak instagram kullananlar bilirler ki; ne kadar çok hikâye, video paylaşımı yapılırsa takipçi ve etkileşim o kadar artar. Her an bir şey paylaşıyor olmanın sebebi bu.
Elbette yorucu bir iş bu. An be an paylaşacak bir şeyler bulmak da zor. Bir de onun arayışı içerisinde debelenip duruyoruz. Üzerine iki çocuk, ev işleri ve eş de gelince oh mis. İki ay sonra bende işe başlayınca “yandım anam” türküsü çağırabilirim. Ya da Fidangör sokaklarında kafasında huni ile gezen bir deli görürseniz, “a bizim kız delirmiş” diyebilirsiniz, o benimdir.
Pozitiflik, olumlu olma, iyi niyet ve gayretle birlikte her yere yetişmeye çalışan bir insan taneciği olarak ben tabi ki yoruluyorum. Şira şu an dört yaşında. Kardeşini kıskanıyor olmak onun en doğal hakkı ve bu onu çok güzel kullanıyor. Lakin bana ve babasına karşı değil, dedeler, anneanne ve babaanne üzerinde deney yapıyor. Ayra da garibim her şeyden bihaber ye-iç-yat modunda. Bundan sebep büyük sorumluluk başlıyor artık. İlla ki kıskanma olacak. Beklenen son. Mühim olan bunu en aza indirgeyebilmek.
Hafta sonları kısıtlamadan dolayı baba evde.
Bu onun için extra bonus. Oynayacak bir arkadaş daha demek. Yaramazlık yapar ve babadan ters tepki görürse extra zulüm olabiliyor onun için. Sevdiklerini paylaşamıyor, hep benle ilgilensinler ihtiyacı doğuyor. Ben de bu yoruculuğun arasında bir şeyler satmaya çalışıyorum. Amigurumi bebekler ve Farmasi ürünleri ile iş yürütmeye çalışıyorum.
Zor değil mi?
Tabi ki zor. Çünkü insanlara bir şeyler pazarlayabilmek ve onu satışa dönüştürmek büyük gayret istiyor. Hele ki şu pandemi döneminde her şey internet üzerinden olmuşken, biz de bu kanaldan satış yapmaya çalışıyoruz. Amigurumi yani örgü oyuncaklar, doğal pamuklu iplerden yapılmış ve sağlıklı-zararsız oyuncaklardır. Şira doğduğundan beri bu işi yapıyorum. Hem zevkli hem de bebek ve çocuklar için sağlıklı ürünler üretmek vicdanı rahatlık sağlıyor. Bu konuyla ilgili daha sonra tam açıklamalı bir köşe yazısı hazırlayacağım size.
Farmasi ürünleri de kimyasal içermeyen kozmetik, temizlik ve takviye gıda ürünleri üreten bir firma. Kendi evimde kullandığım tüm ürünlerini rahatlıkla tavsiye ediyorum. İsteyen olursa bana ulaşabilirsiniz. Tabi ki instagram adresim “bayankuss”.
Gel de yorulma!
Bunca işleri yaparken tabi ki gerçek mesleğime Nisan ayında başlıyorum. Malum doğum izinleri kısa sürüyor. Kış mevsimin son ayında bunları yazmak biraz abes olacak ama doğalgaz işinde iddialıyız diyorum. Yücel Mühendislik olarak her zaman memleketimize hizmet için varız.
Rek-lam-lar bitti. Ah şu yazı diline sosyal medyada olduğu gibi gülücük falan koyabilsek. Böyle yazdıklarım çok kuru kalıyor ama siz hayalinizde konuşuyor gibi okuyup, emojileri koyun olur mu? Ben yazarken hep gülümseyerek, gülerek yazdım çünkü…
Velhasıl kelam uzun lafın az daha uzatılmışı her şey göründüğü kadar kolay, basit ve amaçsız değil. İşimi ciddiye alarak, severek yapıyorum ve bu nedenle yorgunlukları rafa kaldırabiliyorum. Evde boş oturduğumu düşünsenize; aman Allah’ım! Sen aklıma mukayyet ol. On dakika bebek emzirirken bile internetten bir şeyler okuyan beni, boş otururken düşünmeyi aklımda zuhur ettiremiyorum. O zaman kafamda huni gezerim artık.
Kendinize çok iyi bakın dostlarım. Huzur ve sağlık sizden yana olsun. Bir de şu kurallara uyalım artık bitsin şu evde kalma günleri. Her yasak da balkondan güneşi izliyor Şira. “Anne parka gidemeyiz corona var değil mi” diye söylediğinde benim içimdeki acıyı anlatabilirim ama ispatlayamam. Çocuklarımızın geleceği için lütfen kurallara uyalım. Ordu’da yine artıyor vakalar. Gerekmedikçe çıkmayalım. Evde de vakit geçirilebilecek çok etkinlik var.
Sağlıkla kalın, hoşça kalın…